Aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak değildir.Seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır..
29/12/2007 - madem ki gittin..
Gittin beni öylece bırakıp gittin. Hiç düşünmeden Bensiz ne yapar?diye Bensiz mutlu olabilir mi, yaşayabilir mi? demedin. Her şeyi bir anda üstelik bir hiç uğruna sildin...
Demek ki hiiç sevmedin sen. Öyle ya sevsen bir anda bırakabilir miydin? Beni yıkıp, yalnızlığıma terk edip gidebilir miydin?
Ne yapalım sevdiğim, canın sağ olsun. Madem ki sevmiyorsun, istediğin gibi olsun. Zorla sevdirecek halim yok. Sana alıştığım gibi sensizliği de alışacağım başka çaresi yok Belki yine ağlarım gecelerde, bir süre daha. Her telefon çaldığında sen zannederim umutsuzca... Kalbim durmak istese de atar bir müddet daha... Sanma ki ömrüm boyunca seni seveceğim. Dedim ya bir süre daha, belki bir ay belki üç yıl... Ama sonunda unutacağım. Göreceksin senin beni sildiğin gibi ben de sileceğim seni.
Senden tek isteğim artık karşıma çıkma sevdiğim. Sözünde dur ve sakın geri dönme. Çünkü ben dönmeyeceğim. Aşkından ölsem de, sensiz bu dünyaya her gün lanet okusam da dönmeyeceğim. Sen de öyle yap gelme geri.
Elimi her cebime attığımda; ya ellerin geliyor elime ya biriktirdiğim özlemlerim ya da yarım kalmış bir şiir.
bilirsin;
zamansız tükenmiş ömür gibidir yarım kalmış görmelerim, öpmelerim. dudakların büzülmesinden öte bir şey...
şiiri her elime aldığımda ya gözlerin geliyor önüme ya saçların. çıkarsın gecede parıldayan bildik bilinmedik her nesneden, bir telaş alır soluksuz yüreğimi! bir telaşla saklarım senden çaldığım her şeyi. ceplerim dolar yüreğim taşar...
yanımdan her gittiğinde; bir tarafın eksik gidersin mutlak. mutlak bir şeyler kalır senden titizlikle sakladığım. ellerin kalır okşamalarıyla ellerimi, gözlerin kalır avuçlarımda kelebek, saçların masamda tutam tutam, durgun dağılmayan.
ve öpücüklerin...
çiçekten çiçeğe sekerek geçen bir kelebek kondurması!
...biter aylar yıllar geçer, bu özlem sürer. bitmez, yenilenir çoğalır kalır. hep kalır gitmez ama hiçbir zaman geldiğin gibi gitmesin yanımdan.
Hayatimda ilk önce SEVMEYI ögrendim çünkü sevdikçe kendimi hisssettigimi ögrendim. AFFETMENIN ne oldugunu anladim ve affetmenin aslinda yeni insanlar kazandirdigini gördüm. Bir gün geçmisime baktigimda PISMANLIGIMDAN üzülmedigimi gördüm, bunlari ben yasadim çünkü. Birisini HATIRLAMANIN aslinda ufak bir telefon görüsmesi kadar basit oldugunu biliyorum artik. Aslinda BANA DEGER VEREN INSANLARIN çok yakinimda oldugunu fakat gözlerimin hep uzaklarda oldugunu anladim. Birisini kirdiktan sonra ÖZÜR DILEMENIN aslinda beni ben yaptigini anladim. SEN BENIM IÇIN ÖNEMLISIN kelimesinin verebilecek en büyük hediye oldugunu buldum. Bir yerden sonra KELIMELERIN mana ifade etmedigini biliyorum. Sahilde yürür ve düsünürken birinin de beni DÜSÜNDÜGÜ duygusu beni sevindiriyor. MUTLU OLMANIN aslinda bir kedinin güzel bir anini yakalamak kadar basit oldugunu anladim. KAÇIRDIGIM FIRSATLARIN aslinda bana yeni firsatlar yarattigini gördüm. Yildizlarin benim için parladigini görmeyen gözlerim, gün geldi HAYATIMDAN KAYAN YILDIZLARIN gömüldügü maziyi unutmasi gerektigini anladim. GÖZLERIN kelimelerden daha önemli oldugunu ve yalan söyleyemediklerini biliyorum. Hayatimda YANIMDA GÖRMEK istediklerimi yanimda görecegim, çünkü onlarin bana deger verdiklerini biliyorum. TELEFONUN 160 karakterine üzüntünün, mutlulugun, yikintinin sigdigini gördüm. YASAMIN YASAMAYA DEGER OLDUGUNU VE ISTERSEM MUTLU OLACAGIMI ÖGRENDIM..
Yüreğimde saklı kalan duygularımın keşfiyle başladı herşey.. Ve ben seni sevmekle başlayan bir ömrün ve bitmesine ihtimal verilmeyen bir aşkın gizlendiği bir yüreğin sahibiyim sayende..
Sen; yaşadığım kadar beklediğimsin..
Ve yaşayamadıklarım kadar sevdiğim...
Seni tanıdıktan sonra, Etrafıma yaydığım gülücüklerin artması ve içime bir yaşama sevincinin dolması neden acaba ?
Herşey orada başladı işte, hani farkına varıp güldün ya şimdi, aynen orada.. Anlamsız hayatımın anlatıldığı bir cümleye konulan noktadan sonra, hani.. 'Aşk,mutluluk,güzellik' kelimelerinin toplandığı bir işlemin sonucunda buldum sevgini..
Ve o üç kelimeyi ölümsüzleştirmek için gidilebilecek tek yer artık, yüreğimin haritasındaki aşkının iz düşümü.. Adım kadar yalansız sana olan sevgim.. Ve hiç bir yere sığmayacak kadar büyük, bir o kadar da.. Sadece; Durduk yere gülme istekleri var içimde.. Bir sevginin yan etkileri..
İçindeki güzelliği görebilecek kadar iyi olsada gözlerim, senden başkasını görmeyecek kadar da kördür aslında..
Dört yapraklı yonca gibi nadir bulunur sana olan aşkımın benzeri.. Ve sadaece sen biliyorsun,
Yüreğimin en güzel köşesine saklanmış eşi benzeri olmayan o büyük sevdanın adresini..
Sen bu yüreğime gelmeden önce yaşanan anıların anlamsızlaşması niye acaba ?
Kimbilir, bu niye sorusuna verilebilecek cevap gözlerinin hayatıma kattığı anlamdır belki ? Nedense, zoruma gitmiyor seni düşünürken uykusuz kalmak.. Gözlerim kapalıyken daha rahat konuşabiliyorum, Başka bir perde açılıyor birden.. Ve içimde aşırı bir hoşnutluk yaratıyor, seninle ilgili enterasan hayaller kurmak..
Sonsuz sevginin sığacağı kadar büyük olsada yüreğim, senden başkasını sığdıramayacak kadar da küçüktür aslında..
Gül yüzünü görebilme ihtimali, her sabah içimi aynı heyecanla dolduran..
Ve o güzelliği başkalarının da görebilecek olması, yüreğimi bir kıskançlık duygusuyla kavuran.. Kalbimin; Seviçten durma ihtimaline önlem olarak, ben yanındayken kısa aralıklara böl, fazla uzun tutma gülümseyişlerini... Kimse çıkaramaz artık, dar yüreğime sığan uçsuz bucaksız sevgini... Her kalp atışıyla katlanan ve katlandığı oranda ölümsüzleşen bir sevgin var bende.. Ve senle geçen günlerimin verdiği mutluluk, sensizken yaşanmayan bir ömrün kanıtıdır şimdi... Bense sensiz yaşama ihtimaline çok uzak bir yerdeyim aslında...
Akrabalarından, dost veya arkadaşlarından her kim olursa olsun, ona karşı kocanı övme. Sakın onu şikayet de etme. Aile içinde kalması gereken mahrem veya bildik şeyler de olsa anlatma.
Derler ki, “Söyleme sırrını dostuna, dostunun da dostu vardır o da gider söyler dostuna.” Bir ağızdan çıkan söz, sır olmaktan çıkar. Sırrın ucunu ele veren arkasını getiremez. İlla biriyle paylaşman gerekiyorsa bir günlük tut. Mümkünse onlarında bu tür sana anlatacaklarına fırsat verme. Bu tür söylenen veya anlatılanlar fitneye, dedikodulara ve ailelerin yıkılmasına fırsat ve zemin hazırlar. Her ne kadar sıkılır veya daralsan dahi; anne ve babana bile anlatma. Çözemediklerini akıllı ve kendinden emin olduklarınla istişare ederek çözmeye çalış.
Aile hayatının karşılıklı sevgi, saygı ve merhametle yürütülmesi temel ilkedir. Dinimiz aile reisliği vazifesini erkeğe vermiştir. Erkek ise; fizik gücüne, kuvvetine sahip, cesur ve mücadelecidir. Fizyolojik bakımdan daha zayıf olan kadınları kavvâm; gözetip kollayıcıdırlar. Ailenin dış düşmanlardan korunması, geçim ve ekonomik giderlerin temini öncelikli olarak erkeğe ait olduğundan mallarından bol bol harcamaktadırlar. Kadının; erkekte bulunmayan anneliğin verdiği yüce bir görev olan çocuğun doğumu ve bakımı ile öncelikli olarak; çocukların terbiye edilerek yetiştirilmesi, yuvada huzur ve sükûnun temininde duygusal gayret, aileye içten bağlılık gibi daha birçok üstünlükleri bulunmaktadır.
Eşinin eve geleceği saati iyi belle. Mümkün mertebe onu kapıda karşılamaya çalış. Kapıda karşılaman onu; ziyadesiyle memnun edecektir. Adamı sakın kapıda bekletme. İçeri girere girmez elindeki eşyaları al. Velev ki; sıkıntı ve moralsiz olsan bile; yumuşak ve tatlı konuş. Söylemen gerekenleri kocana söyle. Anlayamadıklarını ve meselelerini konuşma yoluyla hallet. Konuşma mesellerin yüzde doksan dokuzunu çözer. Konuşurken onun konuşmalarını kesme. Bazı konularda farklı düşünüyor olabilirsiniz. Farklı bile düşünseniz uzlaşmayı tercih et. İçinden seni seviyorum demekle olmaz. Sevgini ona mutlaka o istediği için değil, kendi tarzınla ona hissettir. Zaman zaman onun penceresinden bakmayı dene. Sizin olmayan hayatlara dalıp hayatınızı karartma. Bakış tarzın en kötü gününde bile olumlu olsun. Göz yaşlarını asla silah olarak kullanama, bu kadının zayıflığını gösterir. Bilirsin ki, evlilikte dürüstlük esastır. Zaman zaman espri yap; iyi bir espri zor günlerinizi kolay atlatmanızı sağlar. İlişkinizi kuvvetlendirmek için elinden geleni en iyi şekilde yap. Evini temiz tut. Çocuklarının yeme içmeleri, sağlıklarıyla dersleriyle yekinen alakalan.
Görevlerini bil ve yaptıklarından dolayı asla şikayet etme. Eşinin gelen eş dost ve akrabalarına güler yüz, tatlı dille hüsnü muamelelerde ve izzeti ikramlarda bulun. Eşin eve geldiğinde sakın üstün pis ve pas içinde yani çamaşır ve bulaşık kokusu olmasın. Evin içindeyken mümkün mertebe mutfakta ve banyoda, bulaşık, çamaşır gibi şeylerle oyalanma. Yapacaklarını ya onun gelmesinden önce yada mümkünü olanları tehir et. Daima yanında olmaya çalış. Hal ve hatırını sor. Onun anlattıklarını dinliyormuş gibi yapma. Onu canı gönülden dinle. Onun derdiyle dertlen, sevincine ortak ol. Sevdiklerini sev, değer verdiklerine değer ver.
Eve getirdiklerini yerinde değerlendir, çöpe atma. Ondan izinsiz oraya buraya dağıtma. Neyi sevip, neyi sevmediğini bil. Bilmiyorsan uygun şekilde sorarak öğren. Sevdiklerini yap, sevmediklerinden kaçınmaya çalış. Canı neyi çekiyorsa, onları getirip ikram et. Bazen elma armut gibi meyveleri dilimleyip bizzat ağzına koy. Çocuklarının yanında onları ona şikayet etme.
Özürlü olmadığın sürece yatarken de abdest al. Okuyacağın şeyleri biliyorsun, bilmediklerin varsa en kısa zamanda öğren. Okuyarak eksik olduğun yönlerini tamamla. Onun sıkıntılı günlerinde sözle, tatlıkla yardımcı ol. Böylesi anlarda zaruri olmayan isteklerini ertele. Yatağı yatacağı zamana doğru hazır et. Yatınca da lambayı hemen söndür. Eşinin yatakta beklemesi onu huzursuz eder. İkide bir hastayım deme. Halinden şikayetçi olma. Sürekli canlı ve dinamik ol. Sabahleyin mutlaka ondan önce kalk.. Namazdan sonra yatmayın. Onu da yatırma. Buna alışın. Özürlü bile olsan abdest al. Özürlü değilsen kuşluk namazını sakın ihmal etme. Her namazın arkında yaptığın dualarına mutlaka kocanı da ekle.
Eşine kahvaltısını erken hazırla. Onun yemesi için sende iştahla ye. Ve yine tatlı sözlerle onu görevine yolla. Eşinin bütün istek ve arzularını ima etmesine gerek kalmadan yerine getir. Onu çok sevip saydığını söyle ve hem uygula. Her fırsatta süslenip öyle çık karşısına. Cuma, bayram, mübarek geceler ve evlilik yıl dönümlerinizde mutlaka özel bir hazırlık yap. Her şeyinle adamın gözünü de gönlünü de doldur.
Hani Bir Kelebek Yakalarsın Avucunun İçinde Sonra Bakmak, Görmek İstersin Yaşıyormu Diye Baksan Kaçacak, Sımsıkı Tutsan Ölecek Böyle Bir Şey SENİ SEVMEK...
Olanaksızlıklarla beslenir. Engellendikçe büyür. Ne kadar çok neden varsa onu olanaksız kılan, o kadar çok yükselir. İNADINADIR.
Aşk hayattır.
Yani ölümünedir. Aşksa öyledir. Öylesinedir.
Arsızdır. Kendisidir.
Söylendiği gibi öyle emek falan istemez. En çok da bu bakımdan başka ilişkilere benzemez.
Çıplaktır. Hesapsızdır. Apaçıktır..
Yarını, öbür günü, sonu, sonrası yoktur.
Tutkudur aşk. Güçtür.
Uğraşılmaz, baş edilmez.
Yalnızca içeriden yıkılabilir.
Yalnızca buna dayanıksızdır.
Sevinçtir. Kederdir. Aydınlıktır. Karanlıktır.
Aşk hayattır.
Öyledir. Öylesinedir.
Coşkuludur. Azla avunmaz. Boşluk tanımaz.
Anlamlıdır. Anlamsızdır. 'Sanane? ' dir. 'Banane? ' dir.
Kötü geçmiş çocukluktur aşk.
Annesinin bir tanesidir. Babasının canıdır.
'Annem öldü' dür. 'Babam gitti' dir.
'Ağır roman' dır.
Duruştur. Gidiştir. Dönmeyiştir..
Külhan kahkahalardır aşk.
Gösterişli düğünlerde yalnızlıktır.
Güvendir. Hayaldir. Gerçektir.
Mide kanamasıdır. Kalp enfarktıdır.
Gülüştür. Ağlayıştır. Susuştur. Söyleyiştir.
Öyledir. Öylesinedir.
Hileyle, hurdayla işi olmaz.
Nasılsa öyledir. Harbidir.
Serseridir. Zaman bilmez.
Mekan tanımaz.
İhtilalcidir.
Sınırlara meydan okur. Sınırlara sığmaz.
'Başka türlü birşey' dir. 'Üstü kalsın' dır. 'Merhametli bir ümit' tir. Bilgedir aşk. Öleceğini görür. Ölüme üzülür. Ölümünü umursamaz. Öyledir. Öylesinedir.
bu bana çok acı verse de sana kızamıyorum.. benim öfkem hayata..nasıl bir hayat ki bu;öfke sevginle güvenini birbirinden böyle acımasızca ayırmış.. nasıl bir hayat ki bu;deliler gibi sevdiğin birine çok isteyipte bir türlü güvenemiyorsun.. istemeden öylesine sevdim ki seni,nereye baksam ,nereye gitsem, seni görücem.. ama sen bilmeyeceksin...